ilk günkü rotam
9 temmuz pazar günü sabah 08.30 da vira bismillah deyip tekeri donduruyoruz.ilk durağım kurtkoy mehmetçik tesisleri.burda kahvaltımı yaparken iki motorcu arkadaş da yola çıkıyor.burdalarsa selam olsun.
ilk başta biraz tereddüte düştüm,gidebilecek miyim diye rotayı yakın yerlere çevirmeyi bile düşündüm.çünkü istanbulda motor sürmek bana ızdırap oluyor biraz.neyse istanbuldan çıkınca keyfim biraz yerine geliyor.otobanda sol şeridi kovalayınca yakıt 5.9 litreleri gördü.buna biraz canım sıkıldı haliyle.sonra hızımı 120lere sabitledim ama yine 4.0 lt civarında gezdi yakıt.nc yi bilenler bilir 4.0 lt üst limitlerde zorlarsan yakacağı yakıttır.daha önceki tecrüblerime gore de ortalama 0.5 lt fazla yaktı toplamda.12.000 bakımda serviste soyleyeceğim bakalım
ilk yakıt molası
gerede de otobandan çıktıktan sonra
ve çerkeş de eskiden beri köye giderken uğradığımız aytaç fabrika satış magazası.burda da ufak bir mola.yolda dinç olabilmek için sürekli su ve kuruyemiş aldım
tosyadan sonra sinop sapağından çıkıyorum.yol bundan sonra daha zevkli olmaya başladı.etraf yeşillenmeye başladı
öğle vakti burada üşüyordum
16.15 gibi sinopa giriyorum.internetten bulduğum güleryuzler otele yerleşiyorum.oda+kahvaltı 65 lira.otel temiz ve güvenli.sahibi yılmaz abi ilgili bir esnaftı.tek kişilik yer kalmadığı halde beni geri çevirmeyip üç kişilik odaya yerleştirdi
otel işini halletikten sonra şehri gezmeye koyuldum.ilk durak tarihi sinop cezaeviydi.
insanlar denize giriyordu canım da çekmedi değil ama ıslanmaya üşendiğimden girmedim
sinop il jandarma komutanlığı binası
tarihi alaattin camii
tarihi sebat lokantasında akşam yemeği
gece iskeleden sinop
sabah otelde kahvaltımı yaptıktan sonra yola koyuluyorum
sinopta benzinlikte sinek leşlerinden kurtulmak için motoru yıkıyor ve zinciri yağlıyorum.1 lira köpük 1 lira ise tazyikli su.istanbulda benzincilerde maalesef fazla yok bu hizmet.bir motor yıkatmaya 25 lira veriyoruz
ikinci gün
evet rotam şimdi samsuna doğru.yol kenarında ufak bir gölet
yol çok keyifliydi
samsun atakumda asker arkadaşımı ziyaret ediyorum.365. kısa dönem tertiplere selam olsun
burda da motorum 10 bini deviriyor
arkadaşımdan ayrıldıktan sonra bandırma vapurunu ziyaret ediyorum.Atatürkün 19 mayıs 1919da seyahat ettiği geminin aynısından yapmışlar
samsundan ünyeye kadar yol sıkıcı.deniz gözükmüyor,sürekli trafik ışığı,sağdan soldan çıkan arabalar.ünyeyi çevreyolundan geçiyorum.fatsayı da şehrin içinden.perşembeyi de sahil yolundan geçeçektim ama tanker devrildiği için mecburi tünele giriyorum
türkiyenin en uzun tüneli
bu ilçeleri de gezmek istiyordum ama sıcaktan pek bir sey yapasım gelmiyor
orduya hızlı bir giriş yapıp yine internetten otel bakıyorum
otogarın orda enginyurt oteli buluyorum.100 liraya oda+kahvaltı anlaşıyorum.otel sinoptakine göre daha bir kaliteli.kendine ait park yeri var.gidecek olanlara tavsiye ederim
oda fotografları hep dagınık çünkü ayrılırken fotograf cekmek aklıma geliyor
akşam daha önce telefrikle çıktığım boztepeye bu sefer motorla çıkıyorum
5 dk bile durmadan iniyorum.tek başına yol almak güzel de durup gezince insan sıkılıyor
sabah otelde kahvaltımı yapıp uzuuun bir güne başlıyorum
3. gün
dediğim gibi yolda tek başına olmak iyi de gezince sıkıcı.niyetim trabzon rize yapıp ordan güneye gümüşhane üzerinden memleketim olan mesudiyeye gitmekti.o yuzden planımdan vazgeçip direkt mesudiyeye geçiyorum.belki de hayırlısı buydu
ordu-sivas yolu üzerinden 110 km lik zorlu bir parkur başlıyor.ilk once ulubey
yükseklere çıktıkça hava soğuyor ama manzara güzelleşiyor
meşhur dokuzdolamaçı geçtikten sonra
elleşme baba yorgun
meşhur dereyolu ha yapıldı yapılacak deniyordu çalışmalar devam ediyor ama sadece 5 km lik bir yolda iyileştirme var gerisi duruyor.üstelik yol ve hes çalışmalarından dolayı iyice berbat
ve aslında gezi boyunca nihai hedefim olan memleketime varıyorum 5 yıl aradan sonra
ilçeden sonra köy yoluna koyuluyorum.ılışar
köy yolu oldukça virajlı ve uçurum kenarı.yol bozuk ve mıcırlı.biraz ecel terleri döküyorum
ve dedemin evi bakımsızlıktan bahçe ot bağlamış
köyde böyle dolanınca haliyle ilgi çekiyorsunuz.teyzeler sağolsun beni çağırdılar kendimi tanıttıktan sonra bana bir sofra hazırladılar
o kadar yoldan gelip motorla gelip de hemen gideceğimi söyleyince haliyle baya söyleniyorlar.onlarla vedalaşıp ayrılıyorum.köyümün çeşmesinden bir su bile içmek bile yetiyor insana
küheylan tüm heybetiyle arz-i endam ediyor.dere tepe,toz toprak demedi bir kere olsun beni zorda koymadı
yaylamızda bir ağacın altına attım kendimi
hayatını kaybetmiş bir yılan kardeşimiz
dönemin başbakanı bülent ecevit döneminde köykent projesi kapsamında büyük umutlarla açılan ama ömrü uzun olmayan kereste fabrikası
memleketten ayrılık vakti.kim bilir daha ne zaman görüsürüz
koyulhısardan istanbul yoluna çıkınca karşıma çıkan manzara.biter mi?
bu fotografı 14.00 gibi çekmiştim.hedefim hava kararmadan kendimi gerededen otobana atmaktı.o yüzden kemal sunalın bir filminde dediği gibi "ver allahım ver" yakıt molaları hariç durmadım.sırtım çok kötü ağrıyordu.yakıt alırken masaj koltuklarına oturup idare ediyordum.öyle böyle derken gebzeyi gördüm.ondan sonra resmen otomatik pilottaydım ya da bir akıntıda sürüklenen kayık gibiydim.istanbul sınırlarında hemen kurallar değişti tabi sağından geçen solundan geçen arkana yapışan tepki verecek halim yoktu.Allaha şükür 00.30 gibi evime geldim.3 gün sonra katedilen yol ve güzel hatıralarla bitirdim bu yolculuğu da.4.1 ortalama bana göre yüksek oldu,hakkı 3.6 filandı.
sonuca gelirsek bir daha asla bir günde 1000 km yapmam zevkten çok işkence oluyor.motorumdan yakıt harici bir sıkıntı yaşamadım.rüzgar deflektörü çok iyi iş gördü.130 dan sonra kaskım sallanıyordu onu ve rüzgar sesini kesti.minder de keza bu kadar yol yapmamı sağladı.yanımda sadece yedek kıyafetimin olduğu sırt çantam vardı ve avadanlık olarak da orjınal alet takımı ile zincir yağı vardı.fazlasına ihtiyacım olmadı.yola çıkmaya niyeti olan herkese hayırlı yolculuklar.durma #yolacık